Sana Özel
Sana Özel O gün. Evde kimse yoktu. Yalnızlığımı giderecek olan kağıt parçasını,gün batımını izlemeye doyamadığım dakikalarda postacı getirdi.Elime aldığım mektup bana birkaç çift laf söylercesine duruyordu:”derviş yunusun sırtında gezdirdiği çantadan çıktım,gezdiği kadar gezdim yolun sonunda seni buldum.Ozan yunusun gönlündeki kadar huzur ve mutlulukla yazıldım.Söylediği nameler gibi kopnuşuyorum okuda bak, yunusun Allaha olan aşkını , seni sevipte kavuşamayan şaşkının neler yazdığını…” bir an içimden böyle geçmişti duyguları okunula bilen bir mektup Elimdekiyle beraber gün batımını izlediğim yere gittim.Aklımda yüreğimde çok büyük bir sessizlik vardı: “sana özel yazılan bu mektubu,sana özel duygularla yazdım.İnşallah beni en iyi şekilde anlar en güzel yorumlar ve kararını verirsin.Hani şimdi oturduğun yerden gün batımını izlemeye nasıl doymuyorsan,işte bende öyle doymuyorum sana,seni izlemeye…Hani uzanıp tutmak istersin ya o dakikaları tutamayacağını bile bile uzaklardan yaşarsın, hissedersin.Bende sana özel yaşayıp hissederim ve yalnız fotoğraf karelerinde bulurum seni,tıpkı gün batımına yaptığın gibi…O doyamadığın dakikalara bende doymuyorum sana karşı….Sen,evde kimse olmadığı kadar yalnızsın bense sensiz geçen her an her dakika …Senin gün batımından çalınan zamanın benim neredeyse bir ömrüme mal oldu.İnan bu mektubu yazmak için çok düşündüm.Sonunda gerçek sevginin üstünlüğünü anladım.Dediğim gibi sana bir ömür, bu can feda olsun.Giden zaman senin için ölsün. Sadece kaybettiklerime üzülmem kazandıklarıma da üzülürüm.Çünkü :şimdiye kadar senden başka hiçbir şeyin bana faydası olmadı.Her şey sana özel oldu duygularım sana özel olduğunda sevinirim.Boşa geçmiş bütün zamanımın tesellisini sana yazdığım mektup süresinde bulurum .Çünkü : ancak sana yazdığım bu mektup en boş zamanlarımı doldurandır, boşa geçmiş zamanımın tesellisidir.” Yazdığım mektubun karşılığını almayı çok istiyorum.Elimde sana ait bir kağıt parçasını bulmayı .Demek ki seven sevdiğinin yazacağına bile muhtaç kalabiliyor,tıpkı benim sana kalabildiğim gibi.Bazen bulamıyor aşkını sevgisini paylaşabilmek için.Bulamıyor yazgısını, kaderini paylaşmak için. Bulamıyor, göz yaşlarını silebilecek elleri. Sığınamıyor büyük bedeniyle küçük bir yüreğe… ve hep bulamadım diyor,bulamadığımdan.Öyle zamanlarım oldu ki seni bulduğum anda kaybettim vazgeçebileceğimi düşünerek ,kaybettiğim anda buldum,sensiz yapamayacağımı bilerek … Duygularımı gözlerine bakarak yüreğine aktarmak isterim, kelimelerle ifade edemediğimi gözlerimle anlatmak için. Belki dudaklarım yalan söyler ama gözlerim asla çünkü: gerçeği gizlemez onlar, hep doğruluktan yanadırlar.İzin ver o doğruluktan yana olanlara sana yar desinler. İzin ver yalancı dudaklara hep sana gülümsesinler. Sana dokunmak isteyen ellere izin ver, izin ver ki bir daha ayrılmamak üzere sım sıkı tutunsunlar bedenine… Hep yanımda ol isterim, hiç ayrılma.Bırakmam seni uçsuz bucaksız yad ellerde. Her zaman gölgen gibi olurum. Seninle ağlar seninle gülerim.Yüreğimde saklarım hüzünlerimi.Avuç avuç sevinçlerimi sunarım sana, sen yeter ki yanımda ol.Gece gündüz uyumam hep seni izlerim .Hiç yanından ayrılmam hep seninle gezerim.Hiç bir şey sormam hep seni dinlerim yeterki seslen bana. Ama karşılığını beklerim.Bu gün olmazsa yarın.Belki de sonsuza kadar hep beklerim,hep de bekleyeceğim.Sen kararını verene kadar.Nolur fazla acı çektirme bana, ver cevabını benden yana,ağlatma beni yana yana ,düşünürüm ben kara kara , hasretimsin seviyorum bekliyorum . Cevabın hayır olursa derman ararım kendime, bulurum birkaç tane.Ama hepsinin sonunda yine ölüm vardır bilirim ,benim için tek derman ölümdür derim.EVET dersen eğer,verisen bana bir değer.,işte o zaman olurum sana hayat yolunda semer .“ Mektubu okuyup bitirdiğimde gün batımı yerini zifiri karanlığa bırakmıştı.Bense şaşkındım,ne yapacağımı ne edeceğimi bilemiyordum.Bana özel yazılmış bu mektubu kim göndermiş olabilirdi.Korkunç bir merak kapladı beni.Galiba ilk yapmam gereken bahçeye çıkmaktı.Çktım fakat kimse yoktu.Tabi ki birkaç dakikalığına.Bu birkaç dakika sonrasında küçük bir sürprizle karşılaştım.Karşımda duran eşim kırkıncı evlilik yıl dönümümüz için parti hazırlamıştı. Işıklar , süslemeler, yıl dönümü pastası hepsi mükemmeldi .Arkadaşlarımız oradaydı.Eşim yirmilik delikanlı gibiydi.Elimde tuttuğum mektubu görünce:”nasıl hediyeni beğendin mi ?”diye sordu.Bense bir kez daha şaşırmıştım eşimin bu mektubu nasıl yazdığına.Daha sonra nikah memuru geldi ,nikahımızı tazeledi.O gün çok güzel geçti.Neyse ki bu kadar güzel mektup yazmanın sırrını öğrendim.Eşimin yaptığı gibi,torununuzun çapkınlıklarından faydalanıyorsunuz ve tek yapmanız gereken sadece torununuzun sevgililerine yazdığı mektup sayfalarını toparlamak oluyor.
Okunma: 83 - Aldığı Oy: 0 - Gönderen:
Oy Ver:
Yorumlar
Yorum Yaz
| E-mail Adresiniz : | |
| Yorumunuz : | |
| Güvenlik Kodu : |
|
